fotoğraf

Adım Esra. 1983 yılı 25 Kasım doğumluyum.. İstanbul’da yaşıyorum.. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme yüksek lisans mezunuyum..

Özel bir yatırım şirketinde yurtdışı piyasalar bölümünde çalışıyorum.. Piyasanın karıştığı her gün neden bu işi yapıyorum diye aklımdan geçirmeden edemiyorum.. Eğer birileri bana hayal ettiğin işi yap deseydi galiba bir organizatör olup insanlara güzel düğünler, kurabiyeler, süsler hazırlamalı bir iş yapmayı isterdim..

Güzel bir hayat yaşamak istiyorum, elle tutulup gözle görülebilen, içi mutluluk, sağlık, huzur, aşk ve sevgiyle dolu olan.. Büyüklerin söylediği herkes senin istediğin gibi olamaz sözüne inanıyorum.. Bu yüzden sürekli alttan alacağım, huzursuz olacağım insanlarım yok hayatımda.. Ama çok sevdiğim bir sevgilim var.. Yanında kendimi dünyanın en güzel ve şanslı kadını hissettiğim de doğrudur..

Gezmeyi çok seviyorum ve bunun hakkını vermek için Türkiye’nin çok hatırı sayılır kısmını gezdiğim doğrudur.. Sanırım Avrupa’da da 11-12 ülke gezip görmüşlüğüm var.. Şimdi sorsanız çok okuyan mı çok gezen mi bilir, gezerken okuyanı derim rahat rahat.. Çünkü kitapların olmadığı bir hayatı düşünemiyorum.. Mesela gecenin bir yarısında bile olsak fark etmez kitap okumadan uyuyamam.. Kitap okumayan insanları da aklımın bir köşesinde tutarım.. Neden derseniz kitap okumanın insanın hayal gücünü artırıcı bir etkisi olduğuna inanıyorum.. Ve benim gibi hayalperest bir insanın ancak bir hayalperestle geleceği konuşabileceğini düşünüyorum..

Rengarenk çiçekleri, evde kimseler yokken mutfakta vakit geçirmeyi, akşamları yağmurda camın önünde oturup süt içmeyi, hayal kurmayı, arkadaşların sohbet masalarını, sevgiliyle akşam akşam gezmeyi, akşam üzeri tam su dinlenmiş durulmuş herkes yavaş yavaş toparlanırken denize girmeyi, dostlarımı çok seviyorum. Bir de kendim var sevdiklerim arasında.. Barışığım kendimle.. Başlayıp başlayıp bıraktığım rejimlerimi.. Lunapark görünce dayanamayışımı.. Sessiz olmaya çalışsam da kendimi tutamayıp sesli gülüşlerimi seviyorum..

Doğrusunu isterseniz hayatı yaşamak gerektiğine inanıyorum.. Tam sohbetin en güzel yerinde fotoğraf çekilip instagrama, facebooka atmayı sevmiyorum.. Hayatını sosyal platformda yaşayıp özünde hiç yaşamayan insanları da çok sevmiyorum.. Bu blogda paylaştıklarımı soranlar için de şunu söyleyebilirim.. Burada hiç bir paylaşım değerli anları bölmüyor.. Hepsi ya gecenin bir yarısı herşey bitmişken ya da sabahın köründe kahve içilirken paylaşılıyor..

Ve son olarak sevgili sitem journeytoesra.com yaklaşık 4 yıl önce kuruldu.. Ne yazık ki bir server çöküntüsüyle birlikte geçmişteki yazıların, fotoğrafların tamamı gitti.. Ama bunun güzel bir işaret olduğuna inanıyorum.. Güzel günlerde hep bir arada olmak dileğiyle..