İtalya’dan başlıklar..

Kategori: Gezip Gördüklerim | 0

En sonunda beklediğimiz tatil gerçek oldu.. O kadar yorulmuş ve sıkılmıştık ki İtalya Turu gözümüze de gönlümüze de iyi geldi..
Detaylı ve güzel gezmeli bir turdu bizim için..

Milano; İtalya’nın ikinci en büyük şehriymiş.. İnsanlara göre çok güzel olsada ben çok değişik birşey görmedim.. Gotik tarzdaki katedrali görülmeye değer, belki La Scala tiyatrosu ilginizi çekebilir.. Galeria Vittorio Emanuele güzel.. Ama içerisindeki mağazalar oldukça pahalıydı.. Sanırım gittiğimiz turun en hoşlanmadığımız şehriydi Milano..

Floransa; En sevdiğim şehirlerden birisi.. Arno Nehri şehri ikiye bölüyor.. Sinyorlar Meydanı, Neptün Çeşmesi, Accademia Müzesi güzeldir.. Ama bir Uffizi Müzesi değiller bence.. Tabi müzeye girmek kolay değil.. Vatikan gibi uzun bir sırası var.. Ücreti de 35-40 euro’yu buluyor.. Eski Köprü var.. Eski şehir ile yeni şehri birbirine bağlıyor.. 2. Dünya Savaşı’ndan hiç zarar almadan çıkan tek köprüymüş.. Önceden üzerinde kasaplar varmış ancak kralın kokudan rahatsız olması sebebiyle kasaplar kaldırılmış ve yerlerine kuyumcular gelmiş.. Takılar çok güzel ve zarif ancak bir o kadar da pahalı.. Santa Maria Del Fiore var Duomo Katedrali olarak biliniyor.. Şu anda restorasyon çalışmaları var.. Kubbesine 11 euro vererek 325 basamakta çıkıyorsunuz.. Dar bir tünel gibi olduğundan daralma hissi yaratabilir ama çıktığınızda manzara buna değer.. Kilisenin içi ise oldukça yalın.. Sadece kubbenin alt kısmı gösterişli.. Hemen yanında Vaftizhane var.. Önceden kilise bebeğin doğumunda annesinin günahlarıyla doğduğuna inanıyormuş.. Bu yüzden vaftizhaneler kilisenin dışında bulunuyormuş.. Sonradan bu inanış değişmiş ve vaftizhaneler tekrar kilise içerisine alınmış.. Vaftizhanenin kapısı İncil’den sahneler içeriyor.. Cennetin Kapısı olarak tabir ediliyormuş..

Pisa; Bildiğiniz eğilmiş olan Pisa kulesi.. Giden yolda yüzlerce Endonezya’lı var.. Hepsi birşeyler satmaya çalışıyor.. Ama dikkat edin bazılarında “Made in Turkey” yazıyor :)

Siena; Toskana Bölgesinde Dünya Kültür Mirasları’ndan bir tanesi de bu şehir.. Campo Meydanı ve buradaki Palio yarışları hala çok ilgi çekiyor.. Ve insanlar ciddi paralar vererek meydandaki evlerin teraslarından, balkonlarından yarışları izliyor.. Akşam üzeri giderseniz meydandaki kafelerde oturup birşeyler içmek keyifli olabilir..

San Gimignano; UNESCO Dünya Mirasları listesinden başka bir Toskana şehri.. 12 ve 13. yüzyıllardan kalan kuleleri olan “Ortaçağ’ın Manhattan”ı olarak tanıtılan bir kasaba.. İçerisinde güzel ve pahalı eşyalar satan dükkanlar var.. Surların içine girdiğimde kendimi zaman makinesinde gibi hissetmiştim, belki sizde de aynı etkiyi yaratabilir..

Venedik; Giderken boydan boya bir düzlükte gidiyorsunuz Po Ovası.. Annem ve Gamze’yle 2008’de gitmiş çok yağmurlu olduğu için çok iyi gezememiştik ama bu sefer gayet verimli oldu bütün ara sokaklarını gezebildik rahat rahat.. Büyük Kanal tarafını geziyorsunuz daha çok.. En turistik mekanları Rialto Köprüsü, İç Çekme Köprüsü ve San Marco Meydanı.. Meydanda eski güzel bir saat var.. Hala çalışıyor..

Slovenya; Parçalanan Yugoslavya’nın Avrupa Birliği’ne giren ilk ülkesiymiş.. Alp Dağları’yla çevrili.. Bled Gölü güzel bir turistik mekan.. Karlar altında ciddi olarak çok romantikti.. Hatta sadece Bled Gölü değil Slovenya’da gayet romantikti bence..

Padova; Sakin Şehir’ler projesine öncülük eden şehirlerden bir tanesi.. 1222’de kurulan en eski ikinci üniversitesi burada..

Roma; Tiber Nehri şehrin tam ortasından geçiyor.. Yazın nehir boyunca oturup birşeyler yiyip içmek çok mümkün.. İtalya’nın en kalabalık şehri.. Daha geçen sene oradaydık ve Gamze’yle altını üstüne getirdiğimiz için bu sefer pek bir yavan geldi doğrusu.. Akşam yemeğe inelim dedik belki canlıdır diye.. Ama akşam halide çok sessizdi.. Aşk Çeşmesi restore ediliyor.. Navona Meydanı çok sessiz sakindi..

Trastevere; Tiber Nehri’nin bir yanı eski şehir diğer yanı da Trastevere dersem yeridir.. İlkbahar, yaz döneminde cıvıl cıvıl bir yer.. Tavernaların, kafelerin, barların olduğu bir bölge..

Vatikan; İtalya sınırları içinde ortalama nüfusu 1000 kişi olan bir ülkecik :) Katolik mezhebinin yönetim merkezi.. Papa’nın ağzından çıkan yasa.. Muhafız olma şartı çok bomba.. 100 kişiler, İsviçre vatandaşı ve Katolik olmaları şart.. Kıyafetleri de çok egzantirik.. Eğer vaktiniz olursa müzesini mutlaka gezmenizi tavsiye ederim.. Ama o uzun sırayı beklemek ve giriş ücretini ödemek istemezseniz de en azından katedrali akşam aydınlatmasıyla görmekte fayda var..

Villa D’Este; Roma merkez terminaline yakınsanız iki vesaitle Tivoli tarafına gitmeniz mümkün.. Bindiğiniz ikinci otobüs Villa D’Este’ye uğruyor.. Belki gözünüzde büyüyebilir.. Ama UNESCO’nun Dünya Mirası listesine aldığı bu bahçeleri görmenizi ciddi olarak çok isterim.. Kış aylarında çeşmeler donabiliyor o yüzden baharda giderseniz çok daha güzel olabilir..

Villa Adriana; Villa D’Este ile aynı yol üzerindeki başka bir dünya mirası.. Herkül Tapınağı olarak geçiyor tarihte.. Ne yazık ki bu söylediğim yerler tur ile gezilemiyor ancak münferit olarak gidip gezebilirsiniz..

Napoli; Bireysel gittiğimizde çok keyif alamamış ve biletlerimizi yakıp yeni bilet alarak Pompei’ye geçmiştik.. Ama bu sefer ki ziyaretimizde Napoli’nin tepelerini, stadını görme fırsatımız olabildi.. Üst taraflardaki evleri ve manzaraları ciddi güzelmiş..

Pompei; Yine Gamze’yle gittiğimizde kulaklıkla dinleyerek gezmiştik.. Ama çok yavan bir anlatım olduğu için hıı bu da böyleymiş modunda bir gezi olmuştu.. Bu sefer rehber eşliğinde gezdik ve o dönem insanlarınında kendisine göre iyi bir standartta yaşayabildiğini görmek etkileyiciydi doğrusu.. Bu arada şehre ait hurafelerden hiç bahsedilmemesi çok güzeldi.. Vezüv yanardağı patladı ve şehri yakıp yıktı anlatımı çok daha iyiydi bence..

Bir Cevap Yazın